• Hızlı Erişim
  • Duyurular
  • DUYURU 3

    Çalışmalarınızı sadece dergipark üzerinden yüklemenizi önemle rica ederiz.


    DUYURU 2

    Dergimiz ana

    sayfasında

    "Dergi Hakkında"

    kısmında belirtilen

    alanlar dışında

    yayın kabul 

    etmeyecektir.

     


SAFEVİLERDE VEZİR-İ AZAMLIK MÜESSESESİ
(THE GRAND VIZIER INSTITUTION IN THE SAFAVIDS )

Yazar : Eralp ERDOĞAN    
Türü :
Baskı Yılı : 2019
Sayı : 19
Sayfa : 111-120
    


Özet
İslamiyet sonrası Türk devletlerinde görülen vezirlik kurumu Akkoyunlular yolu ile Safevilere intikal etmiştir. İlk dönemler vezir olarak atanan kişi yönetimde çok etkili değildi. Çünkü Şah İsmail vezirlik makamını oluşturduktan sonra aynı zamanda Vekil-i Nefs-i Nefis-i Humayun adlı bir makam daha oluşturmuş ve başına da Hüseyin Beg Şamlu adında bir kızılbaş emirini getirmişti. Kızılbaşların devlet üzerindeki etkisi nedeniyle, vezir yeni oluşturulan Vekil-i Nefs-i Nefis-i Humayun makamının gölgesinde kalmıştır. Ancak Safeviler, zamanla kızılbaşların devlet yönetimindeki etkisinin azaltılmasıyla, kendisinden önceki ve muasırı olan Türk devletlerindeki gibi bir etkili bir vezaret makamına sahip olmuşlardı. Babası Şah Muhammed Hudabende’nin yerine tahta geçen I. Şah Abbas, devlette oldukça etkili olan Ustaclu Mürşid Han’ı katledince Vekalet makamı ortadan kaldırılmış ve bundan sonra yönetimde kızılbaşlar yerine gulamlar ve İranî unsurlar daha fazla görülmeye başlanmıştır. İtimatü’d devle olarak bilinen Vezir-i azam şahın güvendiği ve her konuda bilgisi olan kişilerden seçilmekteydi. Zira onun adalet dağıtmak, vergi toplamak ve gerekli yerlere liyakatli insanları atamak gibi önemli görevleri vardı. Şah, tüm bu özellikleri taşıdığına inandığı için İranî unsurları bu göreve atamaktaydı. Aynı zamanda onların kendi ordusu ve çok fazla akrabası olmaması bunda etkiliydi. Zira bu şekilde isyan çıkarmaları imkansızdı. İtimatü’d devle ünvanı Safeviler yıkılana kadar varlığını korumuş ve kendisinden sonra gelen devletlere intikal etmiştir.

Anahtar Kelimeler
Vezir-i Azam, İtimatü’d devle, Safevi, Teşkilat, Kızılbaş

Abstract
The vizier institution in the post-Islamic Turkish states was transferred to the Safavids by the Akkoyunlu State. The first person appointed as a vizier was not very effective in running administration system. Because Shah Ismail founded a new institution called Vekil-i Nefs-i Nefis-i Humayun at the same time and appointed a qizilbash amir named Hosein Beg Şamlu to this new institution. Due to Qizilbashes were so effective in the state, vizier was overshadowed by the institution of Vekil-i Nefs-i Nefis-i Humayun. After the Chaldiran Battle, Shah Ismail tried to reduce of the qizilbashes effect in the state but he didn’t manage that. Shah II. Ismail increased his grand’s vizier power. And finally their descendant Shah I. Abbas after a while ascended the throne, killed the Ustaclu Mürshid Kulu Han and abondoned the Vekalat. Thereby, Safavids had a vizier position like in the previous and contemporary Turkish states, after the reduction of the influence of Qizilbas in the state organization. Grand Vizier, known as Itimatü’d dovle, was chosen by people who were considered to be trustworty and well educated. Therefore Iranian (Tajik) was prefered for this function. Also The Tajiks didnt have their own army and they didn’t become the cause of discord and rebellion. Grand Vizier had many important duties, such as dispence justice, collecting taxes and appointing qualified people where necessary. He spent most of his time at the palace, awaiting the shah’s order. During that time he dealth with all business, in terms of decision, reports and letters. This office remained in existence until the Safavids collapsed.

Keywords
Grand Vizier, Itimatü’d dovle, Safavid, Organization, Qizilbash
Adres :ANKARA
Telefon :0506 509 32 59 Faks :
Eposta :dergiavrasya@gmail.com

Web Yazılım & Programlama Han Yazılım Bilişim Hizmetleri