• Hızlı Erişim
  • Duyurular
  • DUYURU 3

    Yayın politikamız

    gereği,

    yayinlanacak

    makale sayısı

    sınırlandırılmış ve

    çalışmaların geliş

    tarihi itibarıyla

    yayınlanması

    kararlaştırılmıştır.


    DUYURU 2

    Dergimiz ana

    sayfasında

    "Dergi Hakkında"

    kısmında belirtilen

    alanlar dışında

    yayın kabul 

    etmeyecektir.

     


    DUYURU 1

    Çok yazarlı

    makalelerdeki

    tüm yazarların 

    dergiye 

    üye olması

    gerekmektedir.

    Aksi takdirde

    yazılar

    yayınlanmayacaktır.

     


KANUNİ DEVRİ SÜLEYMANNAME YAZICILIĞI VE KENZU’L-CEVÂHİRİ’S-SENİYYE FÎ FUTÛḤÂTİ’S-SÜLEYMÂNİYYE
(PERSİAN HİSTORİOGRAPHY İN THE OTTOMAN EMPİRE AND KENZU’L-CEVÂHİRİ’S-SENİYYE FÎ FUTÛḤÂTİ’S-SÜLEYMÂNİYYE )

Yazar : Ayşe Gül FİDAN    
Türü :
Baskı Yılı : 2019
Sayı : 16
Sayfa : 644-651
41    199


Özet
Osmanlı tarih yazıcılığı, devletin kuruluş tarihine nazaran oldukça geç başlamıştır. İmparatorluğun tarih sahnesine çıktığı XIII. yüzyılın sonları ile XIV. yüzyılın başlarına ait resmi tarih kayıtları olmadığı gibi diğer milletler tarafından yazılmış kaynak eserler de son derece azdır. İlk Osmanlı tarihi, XV. yüzyılın başlarında yazılmış olan Yahşi Fakih Menakıbnâmesi’dir. Devletin tarihine ait teferruatlı bilgi veren ilk eserler ise XV. yüzyılın ikinci yarısında II. Bâyezid döneminde kaleme alınır. Resmi tarih yazıcılığı, vakayinüvislik kurumu XVIII. yüzyılın başlarında ortaya çıkmış ve İmparatorluğun sonuna kadar sürecek devamlı bir hizmet haline gelmiştir. Vakayinüvislik aslında resmi tarihçilik açısından Fatih devrinde ortaya çıkıp, Kanunî devrinden itibaren süreklilik arzeden ve memuriyet haline dönüşerek XVII. yüzyılın başlarına kadar süren şehnâmeciliğin devamıdır. Osmanlı devri resmi tarih yazıcılığının ilk ürünleri Türkçe ve Farsça olarak kaleme alınmış ve ilk eser verenler İdris-i Bitlisî ve İbn Kemal’dir. İdris-i Bitlisî II. Beyazid’in emriyle Farsça olarak kaleme aldığı eseri Heşt Behişt’te ilk defa Osmanlı padişahını Farsça olarak anlatmıştır. Kanunî Sultan Süleyman devrine baktığımızda ise, onun uzun ve görkemli saltanat günlerini mensur ve manzum olarak telif eden müelliflerin eserleri özel bir ad taşısın veya taşımasın genellikle “süleymannâme” olarak anıldığını görmekteyiz. Bahsettiğimiz bu tarih yazıcılığı silsilesinin önemli bir ayağını ise tercüme eserler oluşturmaktadır. Çalışmamızda Osmanlı döneminde Farsçadan Osmanlı Türkçesine tercüme edilerek basılan tarih kitapları ve mütercimleri kronolojik olarak ele alınıp; muhtevaları hakkında bilgiler verilerek değerlendirilecektir. Eserin dil ve üslup özelliklerine gelince her ne kadar anlaşılması güç olmasa da özellikle Kanûnî Sultan Süleyman’ı öven giriş kısmı oldukça ağdalı ve uzun cümlelerin kullanıldığı tasvir ve şiirlere yer vermektedir. Tarihi olayların anlatıldığı sonraki bölümler nispeten daha açık ifadeler ile kaleme alınmıştır. Çalışmamızda daha önce içerikleri hakkında bilgi sahibi olduğumuz öne çıkan eserlere değinilmiş ve bu zamana kadar üzerinde henüz detaylı bir inceleme yapılmayan,1520-1530 yıllarının tarihi gelişmelerini içeren Kenzu’l-Cevâhiri’s-Seniyye fî Futûhâti’s-Süleymâniyye’nin nüsha özellikler, içeriği, müellifi ve dil ve üslup özellikleri ile ilgili araştırmalarımıza muhtasar bir şekilde yer verilmiştir.

Anahtar Kelimeler
Osmanlı Coğrafyası Tarih Yazıcılığı, Farsça Tarih Yazıcılığı, Kenzu’l-Cevâhiri’s-Seniyye Fî FutûḤâti’s-Süleymâniyye.

Abstract
The Great Saljuq (1037-1194) was an empire that stretched from the borders of China to the coast of Mediterranean and dominated a vast geography and many nations and states. Even though this empire ruled such a vast geography for one and a half century, it left relatively few historical records, and we may say it wasn’t a bright period in terms of historiography. This situation necessitates studying every aspect of extant historical records of the period with rigor. The work is written by Hâje Imâm Zahīr al-Dīn Nīshāpūrī in Persian and includes political, social and cultural events from the emergence of the Great Saljuqs on the historical scene up to the beginning of the reign of Iraqi Saljuqids’ last ruler Abu Tâlib Toghrul bin Arslan (1177-1194) and it also gives information about organizational history and elements of the reign of the Saljuqs. In our work, information relayed by Nīshāpūrī on state tradition, system and operation is evaluated in the light of the previously written works. Regardless of the language and stylistic features of the work, although it is not understandable, especially the introduction part praising Kanûnî Sultan Süleyman is very depicted and includes poems and depictions in which long sentences are used. The next chapters on historical events were written with relatively more explicit expressions. In our study, the prominent works that were previously known about their contents were mentioned and until this time, the features, content, author and the copy of Kenzu'l-Cevâhiri's-Seniyye fî Futûhâti's-Süleymaniyya were language and stylistic features of our research is given in a concise manner

Keywords
Persian Historiography in the Ottoman Empire, Kenzu’l-Cevâhiri’s-Seniyye Fî FutûḤâti’s-Süleymâniyy
Adres :ANKARA
Telefon :0506 509 32 59 Faks :
Eposta :info@avrasyad.com

Web Yazılım & Programlama Han Yazılım Bilişim Hizmetleri