Hakemli • Açık Erişim • Bilimsel Yayın

DOI: 10.33692/avrasyad.1846500

MANZUM BİR HAZRETİ İSMÂİL KISSASI: “HALİL İLE İSMÂİL MEVLÜDİ” VE DİL ÖZELLİKLERİ

Avrasya Uluslararasi Arastirmalar Dergisi

Özet

Türk halkına İslam dininin esaslarını anlatmak amacıyla, dinî eğitim almış veya dinî birikimi olan müelliflerce yazılan eserlerde en çok işlenen konulardan biri Kur’an-ı Kerim’de geçen peygamber kıssalarıdır. Peygamberlerin başından geçen ibretlik olaylar, çoğunlukla topluluklar önünde okunmak için halkın anlayabileceği arı bir Türkçeyle ve genellikle mesnevi nazım biçimiyle kaleme alınmıştır. Halka hitap eden manzum dinî hikâyeler bu özgün yönleriyle Türk dili araştırmaları için oldukça değerlidir. Destan, kıssa, mevlit gibi adlarla anılan bu küçük hacimli mesnevilerin çoğu özel kütüphanelerdeki mecmualarda adeta saklı kalmıştır. Bu çalışmanın konusu, şahsi kütüphanemizdeki (Dede Korkut Kütüphanesi) bir yazma dinî şiir mecmuasının 6a-10b varakları arasında kayıtlı 141 beyitlik bir Hz. İsmail kıssasıdır. Manzumenin sonundaki kayıtta hicri 1237 (miladi 1822) tarihinde Molla Veli tarafından yazıldığı belirtilmiştir. Dudak uyumunun çoğunlukla bozuk olması ve 2. tekil kişi emir çekiminde -ġıl/-gil eklerinin kullanılması eserdeki Eski Oğuz Türkçesi dönemi dil özellikleridir. Eserde bazı eklerin Eski Oğuz Türkçesi dönemindeki dudak uyumunu bozan şekilleri ile Osmanlı Türkçesi döneminde dudak uyumuna girmiş şekilleri bir arada kullanılmıştır. İki şekilli örnekleri bulunan ekler şunlardır: ilgi durumu eki (atasınuŋ ~ atasınıŋ ), 1. tekil kişi iyelik eki (ḳuzucaġum ~ canım), 2. tekil kişi iyelik eki (dilüŋ ~ ḥasretiŋ), 3. tekil kişi iyelik eki ( yüzine ~ düşünde ), 1. tekil kişi çekiminde görülen geçmiş zaman eki (öpeydüm ~ baġışladım), fiilden fiil yapım eki -dur/-dür (ḳaldurur ~ indirdi). Metinde tek örneği olan 1. çoğul kişi iyelik eki de sözlerimiz kelimesinde dudak uyumuna girmiştir. Aynı eklerin dudak uyumuna uyan ve uymayan örneklerinin bir arada kullanılması, 16. yüzyılın sonunda başlayıp 17. yüzyıl boyunca devam eden geçiş devri dil özelliğidir. Eserde dikkat çeken bir diğer husus t-/d-, ur-/vur- di-/de-, it- / et-, b-/p-,-b-/-p- gibi söyleyiş özelliklerini gösteren ikili fonetik şekillerin bulunmasıdır. Çalışmamızın amacı, bugüne kadar kayıtlara geçmemiş bir Hz. İsmail kıssasını eserdeki kayda göre Ḫalīl ile İsmā‘il Mevlüdi’ni tanıtarak çeviri yazı harfleriyle günümüz Türk alfabesine aktarmak, eserin imla, ses ve dil özelliklerini tespit etmek, konuşma dilinin ve yazı dilinin tarihî gelişimine ilişkin somut veriler ortaya koymaktır. Çalışmanın sonucunda eserin, Eski Oğuz Türkçesi ile Osmanlı Türkçesi dil özelliklerinin bir arada kullanıldığı iki katmanlı bir dil yapısına sahip olduğu görülmüştür. Klasik imla kurallarına pek bağlı kalınmayan ve harekeli yazılan eserde, dudak uyumunun gelişimini, ikili fonetik ve morfolojik şekilleri, bazı söyleyiş özelliklerini gösteren önemli örnekler tespit edilmiştir. Batı Türkçesinin yazı dilinin ve konuşma dilinin tarihî seyri açısından, bu verilerin Türk dili araştırmalarına küçük de olsa bir katkı sağlayacağını düşünüyoruz. Çalışmamız, söz konusu eserin dil özelliklerinin ve imla özelliklerinin incelenmesi, transkripsiyonlu metin ve tıpkıbasımdan oluşmaktadır.

Abstract

One of the most frequently treated subjects in works written by authors with religious education or religious knowledge in order to explain the basic principles of Islam to the Turkish people is the prophetic narratives found in the Qur’an. The exemplary events experienced by the prophets were mostly composed in plain Turkish, in a language accessible to the public, and generally in the mathnawi verse form, with the intention of being recited before audiences. In this respect, religious verse narratives addressed to the public are highly valuable for Turkish language studies, as they contain a wide range of linguistic data. Many of these short mathnawis, referred to by such names as dastan, qissa, and mawlid, have remained virtually hidden in miscellanies preserved in private libraries. The subject of this study is a 141-couplet narrative of Prophet Ismail recorded on folios 6a–10b of a manuscript miscellany of religious poetry in our private library, the Dede Korkut Library. According to the note at the end of the poem, it was written by Molla Veli in 1237 AH / 1822 CE. The predominance of irregular labial harmony and the use of the second-person singular imperative suffixes -ġıl/-gil are among the Old Oghuz Turkish linguistic features observed in the text. In the work, some suffixes occur both in their Old Oghuz Turkish forms, which violate labial harmony, and in their Ottoman Turkish forms, which conform to labial harmony. The suffixes attested with doublet forms are as follows: the genitive case suffix (atasınuŋ ~ atasınıŋ), the first-person singular possessive suffix (ḳuzucaġum ~ canım), the second-person singular possessive suffix (dilüŋ ~ ḥasretiŋ), the third-person singular possessive suffix (yüzine ~ düşünde), the first-person singular past-tense suffix (öpeydüm ~ baġışladım), and the deverbal verb-forming suffix -dur/-dür (ḳaldurur ~ indirdi). The only example of the first-person plural possessive suffix in the text, sözlerimiz, also conforms to labial harmony. The coexistence of harmony-observing and non-harmony-observing forms of the same suffixes is a characteristic linguistic feature of the transitional period that began at the end of the sixteenth century and continued throughout the seventeenth century. Another noteworthy feature of the text is the presence of phonetic doublets reflecting pronunciation variants, such as t-/d-, ur-/vur-, di-/de-, it-/et-, b-/p-, and -b-/-p-. The aim of this study is to introduce a previously unrecorded narrative of Prophet Ismail, identified in the manuscript as Ḫalīl ile İsmā‘il Mevlüdi, to transcribe it into the modern Turkish alphabet using transcription characters, and to identify its orthographic, phonetic, and linguistic features, thereby presenting concrete data on the historical development of spoken and written Turkish. As a result, the study demonstrates that the work has a two-layered linguistic structure in which Old Oghuz Turkish and Ottoman Turkish features coexist. Since the text is vocalized and was written without strict adherence to the rules of classical orthography, it preserves significant examples that illuminate the development of labial harmony, phonetic and morphological doublets, and certain pronunciation features. These data, though modest in scope, are expected to contribute to Turkish language studies in terms of the historical development of the written and spoken varieties of Western Turkish. The study consists of an examination of the linguistic and orthographic features of the work, a transcribed text, and a facsimile.

Yazarlar

Yıldıray Çavdar

Anahtar Kelimeler

Manzum dinî hikâye, destan-kıssa-mevlit, Hz. İsmail kıssası, Halil ile İsmail Mevlidi, Eski Oğuz Türkçesi, Osmanlı Türkçesi, geçiş devri dil özellikleri, dudak uyumunun tarihî seyri

Yayın Bilgileri

Yayın Tarihi
15 Haziran 2026
Gönderim Tarihi
21 Aralık 2025
Kabul Tarihi
12 Mayıs 2026
Cilt
14
Sayı
2
Yıl
2026
Sayfa
696-732
Dil
Türkçe
Durum
Yayınlandı
Görüntülenme
0
İndirme
0
DOI
10.33692/avrasyad.1846500

Dosyalar

PDF indir

Atıf ve İndeksleme Bilgileri

Bu bilgiler akademik indeksler, atıf yöneticileri ve sosyal medya paylaşım araçları için hazırlanmıştır.

PDF URL: https://avrasyad.com/public/galley-download.php?id=1153

X Facebook LinkedIn WhatsApp E-posta