Hakemli • Açık Erişim • Bilimsel Yayın

DOI: 10.33692/avrasyad.1862287

TRABLUSGARP HARBİ GÖLGESİNDE EGE'DE GÜVENLİK: MİDİLLİ ADASI’NI SAVUNMA ÇABALARI (1911-1912)

Avrasya Uluslararasi Arastirmalar Dergisi

Özet

Bu çalışma, Trablusgarp Harbi’nin (1911–1912) Osmanlı Devleti’nin Ege’deki savunma sistemi üzerindeki etkilerini, Midilli Adası örneği üzerinden incelemektedir. İtalya’nın Trablusgarp’ta beklediği askerî sonucu elde edememesi, savaşı Akdeniz ve Ege’ye yaymaya yönelik bir baskı stratejisini beraberinde getirmiş; bu süreçte Midilli Adası, fiilî bir işgale uğramamış olmasına rağmen Osmanlı askerî planlamasında yüksek riskli bir tehdit alanı olarak değerlendirilmiştir. Çalışmanın temel kaynağını oluşturan ATASE belgeleri, Osmanlı merkezî askerî idaresinin Midilli’yi yalnızca yerel bir ada savunması çerçevesinde değil, Batı Anadolu kıyılarının, İzmir hinterlandının ve Çanakkale Boğazı’nın güvenliğiyle doğrudan bağlantılı bir unsur olarak ele aldığını göstermektedir. Erkân-ı Harbiye tarafından kaleme alınan yazışmalar ile ada ve çevresine dair raporlar, İtalyan donanmasının Ege’deki faaliyetlerinin ada üzerinde sürekli bir çıkarma ihtimali yarattığını ve bu durumun askerî ve idarî makamları savunma tedbirleri almaya sevk ettiğini ortaya koymaktadır. Bununla birlikte belgeler, Osmanlı Devleti’nin Midilli’yi savunma konusunda ciddi yapısal sınırlılıklar içinde bulunduğunu da açık biçimde yansıtmaktadır. Deniz gücünün yetersizliği, sınırlı askerî birlik mevcudu, sahil savunma araçlarının teknik açıdan eski ve işlevsiz oluşu ile lojistik sevkiyatın deniz hâkimiyetinin kaybı nedeniyle aksaması, savunma hazırlıklarını büyük ölçüde teorik bir düzeyde bırakmıştır. Bu koşullar altında Osmanlı askerî düşüncesinde, adanın uzun süreli ve etkin bir savunmasından ziyade, zaman kazanmaya ve mevcut varlığı mümkün olduğu ölçüde sürdürmeye yönelik yaklaşımlar ön plana çıkmıştır. Midilli Adası, Trablusgarp Harbi sırasında Osmanlı Devleti’nin Ege Denizi’nde karşı karşıya kaldığı askerî zafiyetleri somut biçimde ortaya koymaktadır. Diğer taraftan ATASE belgelerinde izlenen savunma tartışmaları ve hazırlık girişimleri, Balkan Savaşları sırasında yaşanan kaybın ani ya da beklenmedik bir gelişme olmadığını, Trablusgarp Harbi sürecinde belirginleşen askerî ve yapısal zafiyetlerin doğal bir devamı niteliğinde değerlendirilmesi gerektiğini göstermektedir.

Abstract

This study analyzes the effects of the Tripoli War (1911–1912) on the Ottoman Empire's defense system in the Aegean, focusing on the example of the island of Lesbos (Midilli). Italy’s failure to achieve a decisive military outcome in Tripoli led to a strategy of extending the conflict into the Eastern Mediterranean and the Aegean, transforming these regions into areas of indirect military pressure on the Ottoman Empire. Although Lesbos was not subjected to a direct occupation during this period, it emerged as a high-risk zone within Ottoman military planning. Drawing primarily on archival documents from the Ottoman General Staff (ATASE), this study demonstrates that the central military authorities perceived Lesbos not merely as a local island defense issue but as an integral component of the security of the Western Anatolian coast, the İzmir hinterland, and the Dardanelles. Correspondence and field reports prepared by the General Staff reveal that the presence and activities of the Italian navy in the Aegean generated a constant threat of amphibious landing, prompting both military and administrative authorities to consider defensive measures. At the same time, these documents clearly expose the structural limitations confronting the Ottoman defense of the island. Insufficient naval power, a limited number of military units, outdated and ineffective coastal defense equipment, and logistical disruptions caused by the loss of maritime control reduced defensive preparations largely to a theoretical level. Under these constraints, Ottoman military thinking prioritized delaying tactics and the symbolic maintenance of authority rather than the sustained and effective defense of the island. In this context, Lesbos serves as a concrete example of the Ottoman Empire’s military vulnerability in the Aegean during the Italian-Turkish War. The defensive debates and preparations reflected in the ATASE documents indicate that the loss of the island during the Balkan Wars was neither sudden nor unexpected, but rather the continuation of military and structural weaknesses that had already become apparent during the Tripoli conflict.

Yazarlar

Halit Baş

Anahtar Kelimeler

Trablusgarp Harbi, Midilli, Ege, İtalya, Osmanlı

Yayın Bilgileri

Yayın Tarihi
15 Haziran 2026
Gönderim Tarihi
12 Ocak 2026
Kabul Tarihi
19 Şubat 2026
Cilt
14
Sayı
2
Yıl
2026
Sayfa
916-949
Dil
Türkçe
Durum
Yayınlandı
Görüntülenme
0
İndirme
0
DOI
10.33692/avrasyad.1862287

Dosyalar

PDF indir

Atıf ve İndeksleme Bilgileri

Bu bilgiler akademik indeksler, atıf yöneticileri ve sosyal medya paylaşım araçları için hazırlanmıştır.

PDF URL: https://avrasyad.com/public/galley-download.php?id=1195

X Facebook LinkedIn WhatsApp E-posta